12 Haziran 2015 Cuma

YAZ OKULU TAVSİYE



Bugün kızım karnesini aldı. Onun başarısında küçük de olsa benim de payım var sanıyorum. Çocuğun disiplin kazanması ve ilerideki başarısı ilkokul sıralarında başlar.
Artık üç aylık yaz tatili başladı.
Yazın tüm gün evde bir çocuk zor. Malum yaşı gereği bir aktivite eğlence gibi şeyler istiyor. Biraz araştırma yaptım.  Biz kadıköy de oturduğumuz için yakın yerlerde yaz okulu bakıyordum.  O da ne özel kurslar tüm gün 1000 tl den başlıyor. Tüm güne gerek yok haftada iki üç güne razıyım.  Belediyelerin çok güzel imkanları var hem de ücretsiz.
Kadıköy Belediyesi 22 hazirana kadar kayıt alıyor.
Ataşehir de de belediyenin çocuklar için bir çok ücretsiz yaz spor kursları var.  Haftada iki gün birer saat.
Benim minik kızım olduğundan onun uyku saatleri filan ayarlayamayabilirim diye bize çok yakın mesafede bfit var. Bütçemizi çok sarsmayacağı için oranın çocuk Jimlastik kursuna vermeyi düşünüyorum. Benim çocukken hiç bir yazım boş geçmemiştir. İlerletemeyip sporcu olamasam da bana çok şey kattığına eminim.


Sizin ilçenizde veya şehrinizde de vardır,  mutlaka araştırılmalısınız.

8 Haziran 2015 Pazartesi

YAZ TATİLİNDE ÇOCUKLAR İLE NELER YAPILIR

 
 
Yaz tatili geliyor. Çocuklar evde sıkılıyorlar onların evde sıkılmadan vakit geçirmeleri için bir fikrim var.
Daha önce anne notlarında canım sıkıldı kutusu görmüştüm ve mutlaka bundan yapmalıyım diye not almıştım.
Bunlardan bazılarını 8 yaşındaki kızım kendi başına, bazılarını birlikte, bazılarını da evdeki küçük kardeş uyuyunca yapmayı planlıyoruz.
bizim kavanozumuzdakiler şöyle:
*Takı yapma
*Taş boyama
*Kartondan kukla
*Resim çerçevesi yapma
*Evadan süs yapma
*Patates baskısı ile resim
*Çim adam yapma
*Resim yapma
*İstediğin bir arkadaşını eve davet etme
*Karikatür yapma
*Anne ile kek yapma
*Anne ile meyve salatası yapma
*Meyve kabuklarından şekil yapma
*Cd den baykuş yapımı
*İstediğin birini ziyaret etme
*Elişi kağıdı ya da kartondan tavşan yapma
*Origami yapma
*Parka ya da gezmeye gitme
 
Bizim aklımıza gelenler böyle daha farklı şeyler yazılabilir.
 


21 Mayıs 2015 Perşembe

ÇOCUĞA KİTAP OKUMAYI NASIL SEVDİRMELİ?


Her anne baba çocuğunun çok çok kitap okumasını ister, ister ama bunun için ne kadar uğraşırlar?
Hadi evladım biraz da kitap oku der. Ama çocuklar sözden anlamıyorlar ki bunu tecrübeyle sabitledim. Çocuklar uygulama ile eğitilmesi gerekiyor.
Ben elime kitap alıp oturunca kızım da yanıma oturuyor. Fakat bizim evde bir ufaklık oldugundan dolayı zaman bulup oturamıyorum ki! Biz de aksamları babamız gelince ufaklığı ona emanet edip yatmadan önceki yarım saati kitap okumaya ayırıyoruz.
Hadi bana bunu oku bakalım ben çok merak ettim diyerek gaz veriyorum.  Çocuklar gaz ile çalışıyor.
Resimdeki kitaplar bizim kızın pek ilgisini çekti. Hem bilgi veriyor hem eğlendiriyor. Bunları 2.sınıf ve sonrasına öneririm.
 Annelik emek ve özveri ile olur.

19 Nisan 2015 Pazar

BASİT KEÇE KAPI SÜSÜ



Hep yapmak istediğim şeydi.  Bu kapı isimliği. Öyle göründüğü gibi uğraştırmıyor. Kısa bir zamanda yaptık kızımla birlikte.
ilk olarak harflerin şablonunu kağıda çıkarıp kalıp olarak kullandım keçeleri kalıba göre  ikişer tane kestim. Evde elyaf olmadiğı için pamuk koyup kenarlarını diktim.

18 Nisan 2015 Cumartesi

ÇOCUKLAR İÇİN

Çocukların küçük gelen kıyafetleri Lokman Hekim sağlık vakfı aracılığıyla kullanılabilecek durumdakilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar. Kullanılmayacak gibi olanları da geri dönüştürüyorlarmış. Güzel bir kampanya siz de katılmak isterseniz çocuklarınızın kullanmadığı giyisileri boyner mağazalarında bulunan kutulara götürebilirsiniz.


Ayrıca instagram da çocuğunuzun üstteki zeynep'in resmi gibi iki elini yana açmış resmini #elele23nisan hashtag'iyle paylaş o a Türkiye'nin başka bir yerindeki kardeşiyle el ele tutuşsun.

14 Şubat 2015 Cumartesi

DERS YAPMAYA ARKADAŞIMA GİDİYORUM


Bu gün biraz heyecanlı biraz meraklıyım. Zeynep ilk kez kuzenleri dışında benim olmadığım bir evde ...
Öğretmenimizin verdiği bir ödev vardı bir arkadaşıyla drama hazırlayacak. Çok kararsızdım ben de mi gitsem, göndermesem mi ne yapsam ama özgüveni açısından yalnız olması da önemliydi. Çok pamuklara sarmak iyi değil evet ama zaman çok kötü hele bu gün okuduğum Tarsus 'daki kötü haberler bir anne olarak beni çok etkiledi.

Arkadaşının Evleri bize uzak annesi gelip aldı. Onlar giderken arabanın arkasından bakakaldım tarifsiz bir durum bu. Eminim bir çok anneye böyle olmuştur.
Eyvah kızım büyüyor mu? Büyüsün ama yavaş yavaş ben bu günlerinin hızlı geçip gitmesini istemiyorum.

15 Ocak 2015 Perşembe

SU ÇİÇEĞİ ATEŞLİ HASTALIK


Geçen ay 2. Sınıfa giden kızımın sınıfında su çiçeği geçirmeyen çocuk kalmadı neredeyse. Hep birbirlerine bulaştırdılar. Gövdesinde, bacaklarında, kollarında, saç diplerinde ve yüzünde yani her tarafında ucu iltihaplı gibi kabarıklıklar oldu. Tatlı tatlı kaşınıyormuş. Geceleri çok kaşındığı için uyuyamıyordu. Zeynep hastalandı fakat hafif atlattı çünkü aşısı vardı yaklaşık bir hafta sonra 10 aylık kardeşine geçti. Bebeğimde daha fazla kabarıklıklar oldu. 15 gün boyunca çok huysuzdu ama ilk gece dışında ateşlenmediler. Çok korkmuştum ama korktuğum kadar kötü olmadı. Aşı 12 aylık ve ilkokul 1.sınıfta yapılıyormuş. Alerji şurubu ve losyon sürdük. Başka yapacak bir şey yok. Yaralar taze iken yıkamadım zaten içi su dolu kabarcıkların patlamaması gerekiyordu , kabuk bağlayınca yıkadım. Çok dikkat etmemize rağmen burnunun kenarındaki kabuğu kaşıdı herhalde çukur gibi izi kaldı. Kabuk kendi kendine düşmez de kaşıyıp koparsaydı iz kalacaktı.
Bugün sevgililer günü bu post da nereden çıktı diyorsanız biz kutlamıyoruz bu minikler de benim sevgililerim Aşkım karşılık beklemeden ömür boyu.

26 Aralık 2014 Cuma

ÇERÇEVESİZ DUVARA RESİM ASMA FİKRİ



Kızımın sınıfında su çiçeği salgını vardı biz de nasibimizi aldık. Üç gecedir kaşınmaktan uyuyamıyor. Gündüz de çok hali olmuyor, biraz neşelensin diye böyle bir şey yapıp sürpriz yaptım.
Nasıl yaptığıma gelirsek; İki kapının da pervazına çivi çaktım, çivilere kurdele bağlayıp mandalın yayının içinden geçirdim. Mandallara da resimlerini tutturdum. Bu duvara küçük çerçeveler almayı düşünüyordum ama gerek kalmadı bu hali daha orjinal oldu.

23 Aralık 2014 Salı

YAŞASIN MONOTON HAYAT


İkinci bebeğimin doğması, benim lohusalığım, sonra aylarca süren hastane olayımız hayatımızı başkalaştırdı. Çok şükür şimdilerde yaşamımız düzene giriyor meğer monoton yaşamayı ne kadar özlemişim. 
Sabah uyanmak istemeyişimi, gözlerimi ovarak çayın suyunu koymayı, okula giden kızımı öperek uyandırmayı, eşimin telaşsız sakin hallerini çok ama çok özlemişim. Kızımı sabah okula babası bırakıyor, öğlen ben almaya çalışıyorum yolda sohbet ederek geliyoruz. Eve gelir gelmez derse başlıyor, yemeğini yiyor arada kardeşini sıkıştırıyor derken akşam oluyor. Sizler de monoton yaşıyorsanız sakın şikayet etmeyin belki o sıkıcı geçen günlerinizi özlersiniz. Her sabah sorunsuz aldığımız nefes bize hediye kıymetini bilelim...

Üstteki resim hastane odamın manzarasıydı. Üç ay o manzarayı ve pencere önüne koyduğum ekmeklere gelen kuşları izledim. 

19 Aralık 2014 Cuma

KARTONDAN KELEBEK KAPI SÜSÜ


 
Her fırsatta kızıma vakit ayırmaya çalışsam da eskisi kadar birlikte bir şeyler yapmadığımızı fark ettim.  Ve faaliyetlere start verdim. Maksat çocukla birlikte zaman geçirmek. Bir kalıp çıkarıp diğerlerini de ona göre kestik. Sonra kapıya yapıştırdık. Tabi fazlalaştırılabilirsiniz. Bizim çok zamanımız yoktu bu kadar çıktı. Ben çizdim kızım kesti biz çok eğlendik.
 

10 Aralık 2014 Çarşamba

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN FİKİRLER


Geçen gün züccaciyede karşılaştım bu aletletle. Kestane çizmek için kullanıldığını ögrenince hemen aldım. Kestane kış akşamlarımızın olmazsa olmazı Zeynep çok sever  haftada bir kilo alıyorum iki akşam yapıyorum. Önceden bıçakla çizerdim ama hem elim yoruluyor hem de çok uğraştırıyordu küçük bebeğim olduğun için her saniye benim için değerli böyle işimi kolaylaştıran aletleri seviyorum. Sadece kestaneyi arsına koyup bastırıyorsunuz çok kolay sizinle de bu küçük aleti tanıştırmak istedim belki birilerinin işine yarar.

2 Aralık 2014 Salı

HAYDİ TİYATROYA


Geçtiğimiz hafta sonu Zeynep'le tiyatroya gittik Kozyatağı'nda  Atacan Kültür Merkezine girişte özel bir davete katılmışız gibi çok güzel karşılandık. Çıkışta da yine güler yüzle uğurlandık.
Kızımı 2 yaşından sonra tiyatrolara götürmeye başladım.
Gittiğimiz oyun 'çizmeli kedi' idi. Çocuklara fidan dikmemin önemini ve arkadaşlığı sürekli tüketmenin zararlarını, çocukların anlayacağı dilde ve müziklerle süslenmiş şekilde anlatıyordu.
Yine başka bir oyuna da gideceğiz. Oyundan önce tanıtım izledik özellikle Sevimli Dinozor çok eğlenceli.  Evde çocuğu televizyon karşısına oturtacağımıza tiyatro salonlarını dolduralım çocuklara tiyatro sevgisi aşılayalım.




ATACAN SANAT MERKEZİ PROGRAMI

30 Kasım Pazar 15.00 ÇİZMELİ KEDİ
7 Aralık Pazar 15.00 PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCLER
14 Aralık Pazar 15.00 SEVİMLİ DİNOZOR
21 Aralık Pazar 15.00 PİNOKYO
BAKIRKÖY YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ
6 Aralık Cumartesi 14.00 ÇİZMELİ KEDİ
13 Aralık Cumartesi 14.00 PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER
20 Aralık Cumartesi 14.00 PİNOKYO

27 Aralık Cumartesi 14.00 BİR KÜMES MÜZİKALİ


KOZYATAĞI KÜLTÜR MERKEZİ
27 Aralık Cumartesi 13.00 SU PERİSİ
27 Aralık Cumartesi 15.00 ÜÇ ARKADAŞ VE KARABAŞ
Biletler gişe, MyBilet ve www.tiyatroalkis.com adresinde!

1 Kasım 2014 Cumartesi

SAĞLIKLI BESLENMEK ZOR DEĞİL


Uzun zamandır sağlık problemleri ile savaşıyorum. Bu nedenle bloğumu, hobilerimi, kızlarımı ve hayatımı askıya almak zorunda kaldım. Daha önce de bahsetmiştim ilaçlarımı kafama göre bıraktığım için bağırsaklarim talan oldu 7 aydır yeni yeni toparlanıyorum. Artık kendime bakma zamanım gelmiş.
Saglıklı beslenmeye dikkat ediyorum. Probiyotikleri hayatıma soktum. Kefir mayalıyorum mayalaması inanılmaz kolay daha önce hiç tatmadım ve mayalamamıştım bir arkadaşımın tarifi ve gazıyla başladım. Faydaları saymakla bitmez özellikle bağırsak için. Eczaneden aldığımız  Probiyotik toz ile yoğurdumu mayalıyorum.
Rize den propolis getirttik eklem ağrılarıma iyi geldi. Hergün balık yiyemediğim için balık yağı kapsülü içiyorum.
Bütün sebze ve meyveleri tüketmeden önce 20dk sirkeli suda bekletiyorum.
Artık ilaçlarımı düzenli kullanıyorum çok ilacım olduğundan saatlerini unutuyordum telefonuma alarm ekledim her alarm çaldığında hatırlıyorum.
Geçen hafta ülseratif kolit ve crohn hastalığı bilgilendirme toplantısına katıldım meğer ne çok doğru bildiğim yanlış varmış.
Sağlık olsun yeter...

25 Haziran 2014 Çarşamba

MUTLU ANNELER DE HASTALANIR


Nereden başlasam nasıl yazsam bilemedim son üç ay o kadar farklı duygular yaşadım ki ...
Ben 14 yıldır kronik ülseratif kolit hastasıyım. Hamile olduğumu öğrendiğim zaman ilk işim hayat boyu kullanmam gereken ilacımı bırakmak oldu nedeni kızıma gaz yapar düşüncesiyle. Oysa ki Zeynep de içmiştim gaz yapınca da bebekliğinin 3.ayında süt vermeyi sonlandırmıştım. Zehara'mı anne sütüyle beslemek isterken işte bizim hastane koridorlarındaki hikayemiz başladı.
Canım kızım Zehra'mı dünyaya getirdim, sonrasında hastalandım hastaneye yattım. Kime ne zaman ne olacağını bilemiyoruz. Bizim imtihanımız da sağlığımla ilgili oldu.
Zeynep' den ilk uzun ayrılığımı hastanede yattığım sürede yaşadım doğduğu günden beri bir gece bile ayrılmamışken bir ay kadar uzun bir süre benden ayrı kalmasına nasıl dayandık? Aradan iki hafta geçmişti ki tekrar ateşim çıktı bir hafta yattım çıktım , derken üçüncü kez yine hastane odasındayım ve yalnızım. Ağır aktif ülseratif kolit atağı geçiriyorum bu satırları küçük hastane odamdan yazıyorum.
Daha önce de yazmak istedim fakat burada yaşadıklarımı; ateşten gözümü açamadığımı, tuvalete gitmekten yorulduğumu, çocuklarıma olan özlemimi, bebeğime sütümü ve kokumu veremediğimi, damarımı bulamadıklarından delik deşik moraran kollarımın acısını, kortizondan şişen yüzüme aynada bakamayışımı nasıl kaleme alabilirdim bilemedim.
Anne olarak zor günler geçiriyorum ama bunu da atlatacağım ve ben bunları mı yaşamıştım diyeceğim. Bloğuma kızlarımla güzel neşeli günler yaşadığımı yazmayı hasretle bekleyeceğim.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

HASTANE GÜNLERİ ZOR GEÇER

 Evde anne hasta olmuş ise bütün evin düzeni alt üst oluyor. Çok zor günler geçiriyoruz. Daha önce kronik hastalığımdan bahsetmiştim doğumdan sonra da hastalığım nüksetti. Son 15 günüm hastane odasında çocuklarımdan ayrı geçiyor. Bu günden sonra hayatta nefes aldığım her saniyenin kıymetini bileceğim. Hepinizin dualarına ihtiyacım var.

16 Nisan 2014 Çarşamba

ANNE ÇOCUK BLOGLARI BİRARADA

Hepinize merhaba,
 
Blog yazmak hepimizin sevdiği bir uğraş.Bazılarımız hobilerimiz için bazılarımız çocuğu için,bazılarımız da sadece içindekileri dökmek için yazıyor. 
 
Sen de “Her konuda yazarım; ama en çok ‘Anne Çocuk ‘ konusunda yazıyorum.” diyorsan aramıza katıl.
 
Bal Yanağın Hikayesi “Anne-Çocuk bloglarını bir arada topluyor.Sen de bu konuda röportaj yapmak ve bloğunda bu oluşumu duyurmak istersen yapman gereken onun bloğundaki bu yazıya “katılmak istiyorum” diye yorum bırakmak.
 
Katılmayı kabul edince sana sorular gelecek sen de sorulara cevap verip bir kaç görselle birlikte geri göndereceksin.
 
Sonrasında sen bloğunda "Anne ve Çocuk Blogları" bir arada adlı bir yazı  yazıyorsun.Bu oluşumu duyuruyorsun.Daha sonra balyanaginhikayesi.com'da da senin röportajını yayınlanıyor
 
Aynı zamanda balyanağınhikayesi.com'da bulunan logo sayesinde anneler, anne çocuk bloglarının yazılarını bir arada okuma fırsatı buluyor ve seni tanımış oluyorlar.

2 Nisan 2014 Çarşamba

LOHUSA DÖNEMİNDE YÜKSEK ATEŞ

 Kızım doğalı 17 gün geçmişti bende şiddetli baş ağrısıyla birlikte aşırı halsizlik ve sonrasında 39 u bulan ateş oldu. Ateş düşürücü ilaç aldım ateşimi düşürdü fakat aşırı terleme ve titreme yaptı. İlacın etkisi 4-5 saat sürdü sonrasında tekrar yükseldi o gece bebeğim de çok huysuzdu hiç uymadı neredeyse. Süt ateşi olduğunu düşünerek sıcak suyun altında sütümü masajla boşalttım.  Biraz rahatlamıştım ki ertesi gün ateşim tekrarladı doktora gittiğimde hemşireler çok telaşlandılar acil doktorun yanına götürdüler meğerse lohusalıkta ateş çok tehlikeliymiş.
Doktor ayrıntılı muayene ettikten sonra çok önemli bir sıkıntı göremedi ama iç dikişlerimin açılmasından şüphelendi bebeğe çok zararı olmayan bir antibiyotik verdi. Antibiyotik kullandıktan sonra kendime geldim.
Normal doğumdan sonra dikişlerin bakımı, üzerine oturmamak ve çok ayakta durmamak gerekiyormuş.
Ben kendimi iyi hissettiğimden hiç yatıp dinlenmedim, evde annem her işimi yaptığı halde ben kendime eziyet etmişim. Yeni doğum yapan annelere tavsiyem her fırsatta yatın dinlenin.

19 Mart 2014 Çarşamba

NORMAL DOĞUM TECRÜBELERİM


İlk kızım Zeynep'i normal doğumla dünyaya getirirken hayatımın en zor tecrübesini yaşadım. Hastaneye hiç doğum sancım yokken gidip orada sekiz saat suni sancı çekmek zorunda kalmıştım. Zor doğum olduğu için kızım bebekliğinde doğum stresinden dolayı sürekli ağlıyordu.

Bu gebeliğim boyunca da hep dua ettim o kadar zorlanmamak için. 40.gebelik haftam dolduktan sonra sancı bekliyordum son iki gece çantamı kapının yanına koydum kıyafetlerimi baş ucuma koyup her an hastaneye gitmeye hazırdım. Fakat düzensiz ağrılar gelip sabah karşı gidiyordu.

Muhtemel doğum tarihini 3 gün geçmişti ki sabah eşim işe giderken benden bugün telefon bekle uzaklara gitme diye tembihlemiştim. Sonrasında midem bulandı kendimi iyi hissetmiyordum yavaş yavaş sancılarım başlamıştı dakika tuttuğumda sancılarım düzenli hale geldiğini fark ettim ama çok hafifti. Hemen hastaneye gitmemek için kendimi öyle bir motive ettim ki illa ki doğum sancımın çoğunu evde çekecektim ki istediğim gibi de oldu. Bu düzenli sancılar başlayınca evde yürüdüm yatmadım ılık duş aldım anneme belimi ovalattım.

Hastaneye gittiğimizde abartıp 2.kata merdivenle çıktım ama bankoya kendimi zor attım doktorum koşarak geldi 5-6 cm açılma vardı. Ben hala düşünüyordum ki açılma az ise eve dönecektim.

Saat 11:30 da hastanedeydik saat 14:30 da kızım Zehra kucağımdaydı. Doğumun kolayı olmaz tabi ki insanoğlunun en yüksek acı çekme anı doğum anıymış. Annelik kolay değil. İlk kızımla kıyaslarsam bu daha kolay ve sorunsuz oldu diyebilirim. Tecrübe ne kadar da önemliymiş.

İki çocuklu hayata merhaba...

10 Mart 2014 Pazartesi

SON GÜNLER UZUN GEÇER



Yüzdüm yüzdüm artık gebeliğimin sonuna geldim.
Her anne adayının yaşadığı sıkıntılardan az çok tattım ve 40 haftamı doldurdum ama kızımız Zehra pek nazlı gelemedi.
Kendimi 10 mart tarihine hazırladığım için tüm gece sancım olur mu hastaneye nasıl yetişirim diye düşünmekten uyuyamadım. Ama hiç de bir şey olmadı. 
Akşam hafif gelen sancılarım sabaha karşı olmadı.
Hastaneye kendi sancımla gitmek istiyorum suni sancının bünyeme zararlarını bildiğimden almak istemiyorum.
Bu son günler asır gibi geçiyor.
Yanımda annem var sağ olsun. Ben evladımı düşünüyorum annem de beni. Hatta anneannem de bize dua ediyor. Annelik gerçekten çok kutsal allah beni kızlarımın başından annemi de benim başımdan eksik etmesin.
Doğum zamanı insan annesinin kıymetini anlıyor.
Bir sonraki post da doğum hikayem olabilir ben de merak ediyorum nasıl olacak diye.

6 Mart 2014 Perşembe

EVALARDAN NE YAPILIR?


Kızım kırtasiyede görüp almak istedi. Sürekli bir şeyler kesip yapıştırıyor bu ara.
İlk olarak buzdolabı süsü yaptık. Evayı kesip arkasına magnet yapıştırdım.

 
Çiçek yaptık her yerde kullanılabilir.

 
Kitap ayracı da hem kullanışlı hem yapımı pratik.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...